KOYUNBABA RESTAURANT - BEACH & BAR & PANSİYON
paykwik paykasa viagra viagra tanitim

Hakkımızda

Yalıkavak ve Gümüşlük arasında bulunan Koyunbaba, belki de Bodrum‘un en güzel denizlerinden birine sahip ve en keşfedilmemiş noktalarından biri. Saklı kalmış bu koyda ise Koyunbaba Pansiyon ve Restaurant tüm mütevazi haliyle karşılıyor sizleri.

Aile sıcaklığının kendisini barındıran ve hatta bu sayede beslenen bu tesisin temizliği, misafirperverliği sizleri defalarca çekecek.

Restoranında ise mezelere, denizin güzelliğine, Bodrum Yarımadası‘ndaki bu sakinliğe doyamayacaksınız. Sizi harika bir tatil bekliyor..

Sahrap SOYSAL  sahrapsoysal@gmail.comBodrum’da Koyunbaba’da gambilya

Bundan yaklaşık 15 yıl önce, sadece deniz kenarında uzayan, incecik patika yolla gidebildiğimiz Koyunbaba restoranına bu kez karayolu vasıtasıyla ulaştık.

Yalıkavak’tan çıkıp Gümüşlük istikametine giderken, bir tepenin yanında incecik bir yol vardı, işte o yolu kullanarak ulaştığımız Koyunbaba tıpkı yıllar önce bıraktığımız gibiydi.

Koyunbaba’nın sahipleri Kamil Bey ve Semiha Hanım, yıllar önceki gibi, bizi zarafet ve sıcaklıkla ağırladılar. Biz kapıdan girerken, Semiha Hanım meşhur ot dolama böreğini hazırlıyordu. Oğulları Sabri ise İstanbul’da turizm okuyor. Anlayacağınız Koyunbaba tam bir aile işletmesi. Anne yemekleri yapıyor, baba ve oğul servis, masa temizliği, çay, kahve ve hesapların kesilmesi gibi işlere bakıyor. Baba aynı zamanda yiyecek alışverişini yapıyor. Koyunbaba’da yiyeceğiniz her şey ev yapımı ve malzemeler yöresel pazarlardan temin ediliyor.

Bahçeden toplanan kabak çiçeğiyle yapılan dolmaları çatallarımıza birer ikişer alırken, kaşığımızla da köpoğlu salatasına saldırıyorduk. Zeytinyağlı taze bamya, barbunya derken sonunda mezelerin şahanesi gambilya favası da önümüze geldi. Mercimek tanesi büyüklüğündeki bu sarı bakliyatla yapılan gambilya, aslında Bodrum ve çevresinde çok eskilerden beri yapılan bir yemek. Gambilya, tıpkı içbakla favası gibi yapılıyor. Tabii ki üzerine sızma zeytinyağı gezdiriliyor.

Koyunbaba’da gambilya favasının tadına bakarken, “son yıllarda yediğim en güzel mezelerden biri” diye düşünmekten alamadım kendimi. Bu sezon vereceğim davetlerin mönülerine yeni bir lezzet katmanın mutluluğunu da yaşamadım değil hani. Derhal Bodrum’a inip Bekir Çilek Bey’den tam dört kilo gambilya aldım, evdeki firik ve maş bakliyatlarının yanına yerleştirdim. Çünkü dostlarım semizotlu firik pilavıyla maş salatamı çok severler. Onlar için yaptığım gambilya favası da sohbetlerimize renk katacak, eminim.
Keşke Koyunbaba gibi, yaptığı işi çok seven, gelen herkesi memnun etmeye çalışan, parada gözü olmayan “savaşçı” restoranlar varlıklarını sürdürebilseler. Bizler onları her zaman saygı ve sevgiyle destekleyeceğiz